Avnullah ÖZMANSUR

26 Rebi'l-Evvel 1431
TASAVVUF ile İLGİLİ AYETLER PDF Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 10
ZayıfMükemmel 
Yazar Şahin Erdönmez   

 

“Ve sana kitabı da hak olarak indirdik, kendisinden evvelki -semavî- kitabı tasdik edici ve üzerine bir koruyucu olmak üzere. Artık aralarında Allah Teâlâ'nın indirmiş olduğu -hükümler- ile hükmet. Ve sana gelen haktan -ayrılıp da- onların havalarına tâbi olma. Sizden her biriniz için -vaktiyle- bir şeriat, bir açık yol kılmıştık. Ve eğer Allah Teâlâ dilese idi elbette sizleri bir ümmet kılmış olurdu. Fakat size vermiş olduğu şeyler de sizi imtihan etmek için -bir ümmet kılmadı- artık hayırlı işlere koşunuz. Nihâyet cümleten dönüşünüz Allah Teâlâ'yadır. Binaenaleyh nelerde ihtilâf etmiş olduğunuzu o size haber verecektir..”(Maide Suresi. Ayet: 48)

 


 “Yoksa o kimse ki, gece saatlerinde -ibadete- devam eder, secde edici ve kıyamda durucu olarak ahiret azabından çekinir ve Rab'binin rahmetini diler, -bununla böyle olmayan eşit olur mu?.-Deki: Hiç bilenler ile bilmeyenler eşit olabilirler mi?. Ancak saf akıl sahipleri düşünüverir. -bundan ibret alırlar.” (Zümer Suresi. Ayet :9)

 


” Ve o kâfir olanlar der ki: Onun üzerine Rabb’inden bir mucize indirilmiş olmalı değil mi?. Sen ancak bir uyarıcısın ve her kavim için bir hidâyetçi vardır.” (Raad Suresi. Ayet: 7)

 


“Ve insanlardan öylesi de vardır ki, ne bir ilme ve ne bir rehbere ve ne de aydınlatan bir kitaba sahip olmaksızın Allah hakkında mücalede bulunur.” (Hac Suresi. Ayt: 8)

 

 

” Görmediniz mi ki: Allah Teâlâ sizin için göklerdekini ve yerde olanı musahhar kılmıştır. Ve üzerinize zâhiren ve batınen nimetlerini pek geniş surette itmam buyurmuştur. Ve insanlardan öylesi de vardır ki, ne bir ilme, ve ne de bir rehbere ve ne de aydınlatan bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında mücadelede bulunur.” (Lokman  Suresi.ayet: 20)

 


“Ve eğer onlar, o tarik (yol) üzerinde dosdoğru gitse idiler, elbette kendilerine bol bol su içirirdik.” (Cin Suresi. Ayet: 16)

 

“Onları bu hususta imtihana çekelim diye ve her kim Rab'binin zikrinden yüz çevirirse onu da pek meşakkatli bir azaba sevk eder.” (Cin Suresi. Ayet: 17)

 

 

“Şüphe yok ki: Bu, bir öğüttür, artık kim dilerse Rab'bine bir yol tutar.”(Müzemmil Suresi. Ayet: 19)

 


“Şüphe yok ki: İşte bu, bir öğüttür. Artık kim dilerse Rab'bine bir yol tutar.”(İnsan Suresi. Ayet:29)

 

” İşte bu, hak olan gündür, artık kim dilerse Rab'bine sığınacak bir yer edinsin.” (Nebe Suresi. Ayet:  39)

Değerli okurlarım, tasavvuf, tarikat, bir mizaç, bir meşrep, manevi bir zevk ve kader meselesidir. Tabii, her meslek erbabının hakikisi olduğu gibi taklitçisi ve sahtekarı da olmaktadır. Bugünkü, İslam dışı bazı tarikatçılara bakarak, gerçek ehli tarikat ve tasavvufu tenkit etmek, mesela; Hasan-i Basri, Cüneyd-i Bağdadi, Ahmed Yesevi, Abdulkadir Geylani, Şah-ı Nakşibend Muhammed Bahauddin, Seyyid Ahmed Rufai, Mevlana Celaleddin-i Rumi, İmam-ı Rabbani, İmam-ı Gazali, Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veli, Mevlana Halid-i Bağdadi ve onların temiz yolunda sünneti Resulullah üzere hareket ederek, İslam’ın özüne bid’atları karıştırmadan, yaşayan dindar insanları tenkit etmek karalamak büyük vebal olur sanırım.

Şimdi tarikat konusunda,” Asrımız tarikat asrı değil “dediği bilinen; buna rağmen  tarafsız görüşünü bildiren asrımızın müceddidi Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Mektubat isimli kitabından “Tarikat”ile  ilgili bölümü, bilgi edinilmesi açısından aşağıya alıyorum.

 

 
Sayfa Klavuzu  : Anasayfa Tasavvuf ile İlgili Ayetler

Ziyaretçi

Bugün25
Dün74
Bu Hafta281
Bu Ay664
Toplam17710
Üye : 131
İçerik : 37
Web Bağlantıları : 6

Son Güncelleme

Sitemiz Pazar 07 Şubat 2010, 10:05 Tarihinde Güncellenmiştir.