| HABİL ve KABİL HADİSESİ |
|
|
|
| Yazar Şahin Erdönmez |
|
“Haber verilirki, Adem (a.s.)’ın çok oğulları oldu. Her kere ikiz doğurdu, bir erkek ve biri dişi olurdu. Bir karından doğan kızı, bir karından doğan oğlana verirdi. Kabil ile bir karından güzel bir kız doğdu. Adem (a.s.) onu Habil’e vermek diledi. Kabil razı olmadı. Hz. Adem “ Varın kurban edin” dedi. Hz. Adem yılda bir gün tayin etmişti ki, o gün de kurban ederdi. Ve dua kılardı. Ve Allah Teala’ ya secde ve niyaz ederdi. Gökten ateş renginde bir kızıl nesne inerdi. Onun iki yeşil kanadı vardı. O kurban ki, Allah Teala kabul ede, üzerine konardı. Makul olmayan kurbanın çevresinden geçmezdi. Üstüne konduğu kurbandan kalkınca, o kurbandan eser bulunmazdı. Halk bilirlerdi ki, o kurban kabul olunmuştur. O kurban ki Allah Teala kabul etmemiştir, evvelki halinde kalırdı. Hiç yanmazdı. Halk ortasında o kurban sahibinin yüzü kara olup gayet utanırdı. Bu nesne Beni İsrail zamanına kadar devam etti. Sonra Allah Teala kerem edip onu kaldırdı ki, kabul ettiğini ve etmediğini kıyamet gününe kadar kimse bilmesin. Şöyle ki: “Ve hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki ve hem de güzel rızık edinirsiniz. Muhakkak ki, bunda da aklını kullanan bir kavim için elbette bir ibret vardır. Ve Rabbin bal ansına da ilham etmiştir ki, dağlardan ve ağaçlardan ve çardaklardan evler edin.”(Nahl suresi âyet: 67-68) Görüldüğü gibi okuduğumuz âyeti kerimede: Hurmadan üzümden hem içki, hem de, güzel rızıklar ediniyorsunuz Buyurulmuş ve içki yasaklanmamıştır. Uzun zamanlar sonra şu ikici âyet inmiştir. ¥Ù ãì¢Ü ÷¤ í ë 6b à¡è¡È¤1 ã ¤å¡ß ¢ j¤× a ¬b à¢è¢à¤q¡a ë 9¡b £äÜ¡Û ¢É¡Ïb ä ß ëî©j × ¥á¤q¡a ¬b à¡èî©Ï ¤3¢Ó 6¡¡¤î à¤Ûa ë ¡¤à ¤Ûa ¡å Ç Ù ãì¢Ü ÷¤ í = æë¢ £Ø 1 n m ¤á¢Ø £Ü È Û ¡pb í¨üaá¢Ø Û ¢é¨£ÜÛa ¢å¡£î j¢í Ù¡Û¨ × 6 ì¤1 ȤÛa ¡3¢Ó 6 æì¢Ô¡1¤ä¢í a b ß“Sana şaraptan ve kumardan soruyorlar. De ki: İkisinde de büyük günah vardır. Ve insanlar için faydalar da vardır. Bunların günahı ise faydalarından çok büyüktür. Sana ne infak edeceklerini de sual ediyorlar. De ki: İhtiyacınızdan artanı. Allah Teâlâ âyetlerini sizlere işte böyle beyan ediyor, ta ki tefekkür edesiniz.”(Bakara suresi âyet: 219) Bu okuduğumuz âyeti kerimede, Yapılan sorular üzerine: “Ey mü'minler!. Siz sarhoşlar olduğunuz halde ne söyleyeceğinizi bileceğiniz ana kadar ve cünüp olduğunuz halde de -yolcu olmak müstesnâ- gusul edinceye kadar namaza yaklaşmayınız. Ve eğer siz hasta veya sefer halinde olursanız veya sizden biri ayakyolundan gelir de veya siz kadınlara dokunur da su bulamaksanız o zaman temiz bir toprak ile teyemmüm ediniz. Yüzlerinize ve ellerinize mesheyleyiniz. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ affedici ve yargılayıcıdır.” (Nisa suresi âyet: 43) Sizler ne okuyacağınızı anlayıncaya kadar içkili iken namaza durmayın bu âyetten sonra büyük çoğunluğun hepsi içkiyi bıraktılar. Ancak bırakamayacak derecede alışkın olanlar “biz de yatsıdan sonra içeriz. Sabaha kadar ayıkır sabah namazını kılarız “dediler..Çünkü içki halen tam manasıyla yasaklanmış,haram edilmiş değildir. Fakat bundan sonra gelen ayetler: ¢êì¢j¡ä n¤ub Ï ¡æb À¤î, £'Ûa ¡3 à Ç ¤å¡ß ¥¤u¡ ¢âü¤ üa ë ¢lb ¤ã üa 롤î à¤Ûa ë ¢¤à ¤Ûa b à £ã¡a a¬ì¢ä ߨa åí© £Ûa b 袣í a ¬b í ¡¡¤î à¤Ûa ë ¡¤à ¤Ûa ó¡Ï õ¬b ¤Ì j¤Ûa ëñ ëa ȤÛa ¢á¢Ø ä¤î 2 É¡Óì¢í ¤æ a ¢æb À¤î, £'Ûa ¢í©¢í b à £ã¡a æì¢z¡Ü¤1¢m ¤á¢Ø £Ü È Û¡é¨£ÜÛa ¡¤×¡ ¤å Ç ¤á¢× £¢ í ë æì¢è n¤ä¢ß ¤á¢n¤ã a ¤3 è Ï 7¡ñì¨Ü £Ûa ¡å Ç ë“Ey imân edenler!. Muhakkak ki, iç ki, kumar, putlar ve kısmet için çekilen zarlar şeytanın işinden olan murdar bir şeydir. Artık ondan kaçınınız ki, kurtuluş bulabilesiniz. Şüphe yok ki: Şeytan aranıza ancak içki ile, kumar ile düşmanlık düşürmeyi ve sizi Allah Teâlâ'nın zikrinden ve namazdan alıkoymayı ister. Artık siz vazgeçtiniz değil mi?.”(Maide suresi âyet: 90-91) İşte bu âyeti kerimelerde: “İçki kumar ve fal okları şeytan işlerinden bir iştir; artır terk ettiniz değil mi? Buyurularak. İçki kumar ve fal okları tamamen yasaklanmış haram edilmiştir. Bir şeyin hikmet icabı helal yani serbest bırakılması, onun sonradan yasak edilmesine engel değildir. Her şeyi bizler için yaratmış bulunan Rabbimiz! İnsan faidesine dair en güzel kuralları kurmuş ve zamanla daha iyilerini getirerek bazı emirlerini yenilemiştir. O en güzelini bilendir. Hz. Adem’ in çocuklarının evlenmeleri önce helal iken sonra haram olması bunun gibi olmuştur.
|
| Bugün | 90 |
| Dün | 121 |
| Bu Hafta | 90 |
| Bu Ay | 726 |
| Toplam | 107921 |